Hadis | Kütüb-ü Sitte | Buhari | Hadis Sözlüğü

A B C D E F G H I İ K L M N R S Ş T U V Y Z

HADİSLERİNDE ARAMA YAP

Fasil Ravi Konu Hadis

Abdullâh b. Ömer

Abdullâh b. Ömer - Sahih Buhari kitabındaki rivayet ettiği hadisi şerifler listesi

Baslik :
ATTA, KADINDA, EVDE UĞURSUZLUK İDDİASI VE BU TELÂKKÎNİN MENŞEİ. BÖYLE BİR TEŞE`ÜMDEN MEN`A DÂİR OLAN HABERLER
Hadis :
Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in: Uğursuzluk (telâkkîsi âdet olarak) ancak üç şeyde: atta, kadında, evde hâsıl olur, buyurduğunu işittim, dediği rivâyet edilmiştir.
Sıra :
 
Konu :
Baslik :
GANÎMET MALINDAN SÜVÂRÎLERİN VE PİYÂDELERİN HİSSELERİ
Hadis :
Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in (ganîmet malından) at içinde iki sehm, sâhibi için de bir sehm ta`yîn ettiği (ve bu sûretle süvârîye üç nasîb verdiği) rivâyet olunmuştur.
Sıra :
 
Baslik :
ABDULLÂH İBN-İ ÖMER`İN YEHÛD İLE HARP OLMADIKÇA KIYÂMET KOPMAYACAKTIR, RİVÂYETİ
Hadis :
Rivâyet olunduğuna göre, Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: (İleride) Müslümanlar Yehûd ile harb edecek (ve onları tamâmiyle kırıp mahvedecek). Hattâ onlardan bir Yehûdî taş arkasına saklansa (da sağ kaldığı farz edilse) taş parçası da (dile gelerek) ey Allah`ın kulu, şu arkamdaki Yehûdî`dir, onu da öldür! diyecektir. (Ebû Hüreyre`den gelen) bir rivâyette de: Müslümanlarla Yehûd arasında kanlı bir harb olmadıkça kıyâmet kopmaz, buyurulmuş ve hadîsin geri kalan kısmı zikr edilmiştir (ki, bu harbde müslümanların yehûdîleri tamâmiyle tenkîl etmesinden ve bir tânesinin taş arkasında saklı kaldığı farzedilse bile taş da izhâr-ı husûmet ederek: ey müslüman, arkamda saklanan yehûdîyi de öldür! demesinden ibârettir).
Sıra :
 
Baslik :
DEVLET ÂMİRLERİNİN GÜNÂH OLMAYAN VE ADÂLETE MAKRÛN OLAN EMİRLERİNİ DİNLEMEK VE İTÂAT ETMEK VÂCİP OLDUĞUNA DÂİR İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis :
Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur: (Devlet âmirlerinin emirlerini) dinlemek ve ma`sıyetle emr olunmadıkça itâat ve icâbet etmek vâciptir. Ma`sıyetle emr olunduğu zaman da onları dinlemek ve boyun eğmek yoktur.
Sıra :
 
Baslik :
BÎAT-İ RIDVÂN`IN, ÖLÜNCEYE KADAR HARPTE SEBÂT ETMEK ÜZERE VÂKI` OLDUĞUNA DÂİR İBN-İ ÖMER VE SELEME İBN-İ EKVA` HADÎSLERİ
Hadis :
(Vaktiyle Hudeybiye`de Bîat-i rıdvân şerefine nâil olan) bizler Hudeybiye`den döndüğümüz yıldanberi altında bîat ettiğimiz o (târihî ve mübârek) ağacı (unuttuk da onu) ta`yîn için bizden iki kişi (nin re`yi) bir arada toplanamadı. (Bu bilmemek de) Allah tarafından gelen büyük bir rahmet oldu, dediği rivâyet olunmuşutr. (İbn-i Ömer`in kölesi ve bu hadîsin birinci derecede râvîsi Nâfi`a, ikinci râvî Cüveyriye tarafından): - Hangi yart üzerine Resûlullah Ashâb ile muâhede eyledi, ölmek üzere mi? diye soruldu. Nâfi`: - Hayır, ölmek üzere değil. Harbde sebât etmek, (bozgunculuktan sakınmak) üzere Ashâb ile bîatleşti, demiştir.
Sıra :
 
Konu :
Baslik :
MEKKE`NİN FETHİ GÜNÜ RESÛLULLÂH DEVESİ ÜSTÜNDE, TERKİSİNDE ÜSÂME İBN-İ ZEYD, MAİYETİNDE BİLÂL HABEŞÎ OLDUĞU HALDE MEKKE`NİN ÜSTÜNDEKİ KEDÂ SEMTİNDEN MEKKE`YE GİRMESİ, KÂ`BE`DE NAMAZ KILMASI
Hadis :
Rivâyet olunduğuna göre, Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem (Mekke) fetholunduğu gün Mekke`nin üstü (ndeki Kedâ semti) nden devesi üstünde olarak (şehre) yöneldi. Terkisine de Üsâme İbn-i Zeyd`i almıştı. Bilâl de maiyyetinde idi. Kâ`be`nin hâdimlerinden (ve Miftâhdâr âilesinden) Osmân İbn-i Talha ve Bilâl ile berâberdi. (Resûlullah yürüdü). Tâ Mescid-i Harâm`a vardı. Devesini orada çöktürdü. Ve Osmân İbn-i Talha`ya Beyt (-i Şerîf) in anahtarını getirmesini emretti. (İbn-i Talha gitti, anası Selâfe`den anahtarı alıp getirdi). Kâ`be`yi açtı. Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem içeri girdi. Hadîsin bundan kalan kısmı yukarıda geçmiştir.
Sıra :
 
Baslik :
DÜŞMAN MÜŞRİKLERİNİN DİYÂRINA KUR`AN İLE SEYAHATTEN NEHY BUYURULMASI, BU NEHYİN SEBEB VE HİKMETİ, ULEMÂNIN İHTİLÂFI, BU HADÎSE MEBNÎ KÂFİRE MUSHAF VE DÎNÎ ESERLER SATMANIN MEMNÛİYETİ
Hadis :
Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in Mushaf`la düşman toprağına sefer edilmesini nehyettiği rivâyet olunmuştur.
Sıra :
 
Baslik :
GAZÂ YOLUNDA REFİKSİZ GECE SEFERİNİN KERÂHETİ; DÜŞMANIN VAZİYETİNİ TECESSÜS MAKSADİYLE OLURSA, MÜSTEHAB OLDUĞU
Hadis :
Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`den: "Nâs, yalnız başına yolculuktaki benim bildiğim mahzûru bilseydi hiçbir süvârî yalnız başına gece yolculuğu etmezdi" dediğini rivâyet etmiştir.
Sıra :
 
Baslik :
PEYGAMBERİMİZİN MUHÂRİPLERİN KADINLARININ, ÇOCUKLARININ KATLİNİ FENÂ GÖRDÜĞÜ VE TASVİB ETMEDİĞİ HAKKINDA ABDULLÂH İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis :
Rivâyet olunduğuna göre, Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in bâzı gazâlarında (Mekke`nin fethinde) bir kadın öldürülmüş olarak bulundu da Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem kadınların, çocukların öldürülmesini çirkin görüp tasvîb etmedi.
Sıra :
 
Konu :
Baslik :
ABDULLÂH İBN-İ ÖMER`İN DECCÂL HADÎSİ VE DÜNYÂ TÂRÎHİNİN SON ZAMANLARINDA BİRÇOK DECCALLER TÜREYECEĞİNE DÂİR RİVÂYET
Hadis :
Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Bir kere Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem halka hutbe îrâdına başlayıp Allah`ı, ulûhiyet şânına lâyık sıfatlarla övdü. Sonra Deccâl`i zikrederek şöyle buyurdu: Ben sizi kat`î sûrette o (nun şerri) nden korkuturum. Peygamberlerden hiç bir Nebî yoktur ki, muhakkak o, kavmini (dalâlete sevk eden her yalancı) deccaldan tahzîr etmiştir. Nûh Peygamber de kavmini tahzîr etmiştir. Şimdi ben size bu (mel`ûn ve yabancı zümre) nin hiç bir Peygamberin bilsinler diye kavmine söylemediği (toplu ve fârik) bir vasfını söylemek isterim (ki, şudur): deccal a`verdir, kötü kılavuzdur, (insanları iğri yola da`vet eder), Allah ise a`ver değildir, (hâdîdir, insanları doğru yola irşad buyurur).
Sıra :