Hadis | Kütüb-ü Sitte | Buhari | Hadis Sözlüğü

A B C D E F G H I İ K L M N R S Ş T U V Y Z

HADİSLERİNDE ARAMA YAP

Fasil Ravi Konu Hadis

CUM`A BAHSİ

Sahih Buhari eserindeki CUM`A BAHSİ fasılı ile ilgili konular ve hadisler

Fasil :
Ravi :
Baslik :
SEHL İBN-İ SA`D`İN MİNBER-İ NEBEVÎ HADÎSİ
Hadis :
(Yine) Sehl İbn-i Sa`d (-i Sâidî) radiya`llâhu anhümâ`nın minber hakkındaki hadîsi ki (yukarıda (447) inci olarak) geçmişti (o rivâyette) Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem (Efendimiz`in) minber üzerinde namaz kıldıkları ve (esnâ-yı salâtta) geri geri gittikleri zikredilmişti. Bu rivâyette (ise Sehl radiya`llâhu anh): "Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem namazdan çıkınca nâsa dönüp: Ey nâs, bu (gördüğünüz) şeyleri bana uyasınız ve benim namazımı öğrenesiniz diye yaptım" buyurdu" sözlerini ziyâde etmiştir.
Sıra :
 
Fasil :
Baslik :
MİNBER ÎMÂLİ VE HAZRET-İ RESÛL`ÜN CUM`ADA ŞİMDİKİ GİBİ İKİ HUTBE ÎRÂD BUYURDUKLARI
Hadis :
Şöyle demiştir: Bir hurma kütüğü vardı ki, Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem (Efendimiz hutbe esnâsında) onun üzerinde dururdu. Kendisi için minber kurulduğunda (bu) kütükten, gebe develerin iniltisine benzer sesler (çıktığını) işittik. Tâ ki, Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem (minberden) inip de elini üzerine koyunca (sustu).
Sıra :
 
Fasil :
Baslik :
MİNBER ÎMÂLİ VE HAZRET-İ RESÛL`ÜN CUM`ADA ŞİMDİKİ GİBİ İKİ HUTBE ÎRÂD BUYURDUKLARI
Hadis :
Şöyle demiştir: Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem (Efendimiz) -(tıpkı) sizin şimdi yaptığınız gibi- (ilk) hutbesini ayakta îrâd buyurur, sonra otururdu. Ba`dehû (tekrar ikinci hutbe için) ayağa kalkardı.
Sıra :
 
Fasil :
Konu :
Baslik :
HİTÂBETİN ÂDÂB VE ERKÂNI
Hadis :
Şöyle demiştir: (bir def`a) Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`e (Bahreyen`den) bir (çok) mal, yâhud bir (çok) seyb (üserâ) gönderilmişti. Onu taksim buyurdu. (Taksim ederken) birtakım kimselere atıyye verdi de bir takımlarına (hiç) aldırmadı. (Sonra) haber aldı ki (atıyyesiz) bıraktığı kimseler ıtâb ediyorlar. Bunun üzerine (hutbeye çıkıp) Allâhu Teâlâ`ya hamd, sonra senâ etti. Ondan sonra (da) : Vallâhi ben aldırmadığım kimseyi atıyye verdiğim kimseden ziyâde sevip dururken (yine) birine atıyye verip (sevdiğime hiç) aldırmadığım olur. Lâkin (şu var ki) bir takım kimselere, kalplerinde ceza` ve helâ` (yâni sabırsızlık ile hırs ve tama`) gördüğüm için (kendilerine mal) verdim. Bâzı kimseleri de Allâhu Teâlâ`nın, kalblerinde yarattığı gınâ (-yi nefsî) ve hayr (-ı cibillî) ye havâle eder(ek mahrum bırakır)ım. Amr İbn-i Tağlib de bunlardan biridir. Râvî Amr İbn-i Tağlib (radiya`llâhu anh) der ki: Vallâhi o kadar (sevindim ki) Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in bu (taltifkârâne) sözüne bedel bütün dünyâya mâlik olmayı gönlüm istemez.
Sıra :
 
Fasil :
Baslik :
HİTÂBETDE BESMELE, HAMDELE, TASLİYYEDEN SONRA
Hadis :
Ebû Humeyd (Ensârî-i) Sâidî radiya`llâhu anh`den, Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in (bir gün) ba`de`z-zuhr namazdan sonra (hutbeye) kalkıp teşehhüde ve Allâhu Teâlâ`ya ehli olduğu sözlerle (hamd ü) senâda bulunduğu, ondan sonra da ... buyurduğu (sened-i sahîh-i muttasıl ile) rivâyet edilmiştir.
Sıra :
 
Fasil :
Baslik :
HAZRET-İ RESÛL`ÜN SON HUTBELERİ
Hadis :
Şöyle demiştir: Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem (bir gün mübârek) sırtında büyük bir ridâ olarak (sarınıp) bürünmüş ve (mübârek) başını boz bir sarık ile bağlamış olduğu halde minbere çıktı ki, bu (hutbe îrâdı için minbere) son oturması oldu, Allâhu Teâlâ`ya hamd ü senâ etti. Sonra: Ey nâs, yakına gelin" buyurdu. (Sahâbe-i Kirâm) etrâfına toplandılar. Ondan sonra buyurdu ki: (Biliniz) bu Ensâr cemâati (günden güne) azalacaklar, (başka) kimseler ise çoğalacaklardır. Binâenaleyh Muhammed salla`llâhu aleyhi ve sellem ümmetinden her kim her hangi bir şey üzerine sâhib-i vilâyet olup da bir kimseye zarar vermeğe veya menfaat eriştirmeğe kudret-yâb olacak olursa onlardan iyilik edenlerin iyiliğini kabûl, kötülük edenlerin seyyiesini affetsin.
Sıra :
 
Fasil :
Baslik :
HAZRET-İ RESÛL`ÜN SON HUTBELERİ
Hadis :
Şöyle demiştir: Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem (Efendimiz) cum`a günü hutbe îrad buyururken biri mescide geldi: (Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem:) "Filân, sen namaz kıldın mı?" diye sordu. O da "Hayır" dedi. (Bunun üzerine:) "(Öyle ise) kalk da namaz kıl" buyurdu.
Sıra :
 
Fasil :
Baslik :
HAZRET-İ ENES`İN RESÛL-İ EKREM`İN HUTBEDE İSTİSKÂLARINA DÂİR HADÎSİ
Hadis :
Şöyle demiştir: (Bir def`a) Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem zamânında nâs bir kıtlığa müptelâ oldu idi. Bir cum`a günü Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem hutbe îrâd buyururken A`râbînin biri ayağa kalkıp: "Yâ Resûla`llâh, mallar helâk oldu. Çoluk çocuk da aç kaldı bize duâ buyur" de(ye niyâz et)di. Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (mübârek) ellerini kaldırdı ki, (o sırada) gözümüze gök yüzünde hiçbir bulut parçası görünmüyordu. Nefsim yed-i kudretinde olan Zât-ı Ecell-ü A`lâ`ya kasem olsun ki, bulutlar dağlar gibi (gök yüzünü) istilâ etmedikçe o (mübârek) ellerini indirmedi ve (yağmur yağmadan) minberinden inmedi. (Minberden inerken mübârek) sakalına doğru yağmur (tânelerin)in yuvarlandığını gördüm. O gün, ertesi gün, daha ertesi gün.. tâ öteki Cum`aya kadar (hep) üzerimize yağıp durdu. (Ertesi Cum`a) yine o A`râbî (Enes radiya`llâhu anh`in dediğine göre) yâhud bir başkası ayağa kalkıp: "Yâ Resûlâ`llâh, (artık) binâlar yıkıldı. Mallar da (suda) boğul(mağa başla) dı. Bize duâ buyur" de(ye istirham et)di. (Bunun üzerine Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem yine mübârek) ellerini kaldırdı. Ve: "İlâhî, etrâfımıza (yağdır), üzerimize değil" di(ye duâ buyur)du. (Bunu söylerken de mübârek) eliyle hangi cihetteki buluta işâret buyurdu ise (orası) açıldı ve Medîne (üstü açık) bir alan gibi oldu. Kanat vâdîsi bir ay mütemâdiyen aktı ve her hangi cihetten kim geldiyse bol bol yağmur yağdığından bahsetti.
Sıra :
 
Fasil :
Ravi :
Baslik :
EBÛ HÜREYRE`NİN ESNÂ-YI HUTBEDE SÜKÛT HADÎSİ
Hadis :
Şöyle demiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (Efendimiz): "Cum`a günü imam hutbe (îrâd) ederken arkadaşına (yalnız) dinle desen (yine) lâğvetmiş olursun" buyurdu.
Sıra :
 
Fasil :
Ravi :
Baslik :
CUM`A GÜNÜNDE SÂAT-İ İCÂBET
Hadis :
Şöyle demiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (bir gün) Cum`adan bahs buyuruyordu (da): "Onda bir saat vardır ki hiçbir abd-i Müslim, namazda bulunup ve o sâate rast getirip Allâhu Teâlâ`dan bir şey dilemez ki, Allâhu Azze ve Celle ona (dileğini) bahşetmesin" buyurdu. (O sâatin) kısa olduğunu anlatmak için (mübârek) eli ile (ve baş parmağını orta ve adsız parmaklarının iç tarafına basarak) işâret buyurdu.
Sıra :