Hadis | Kütüb-ü Sitte | Buhari | Hadis Sözlüğü

A B C D E F G H I İ K L M N R S Ş T U V Y Z

HADİSLERİNDE ARAMA YAP

Fasil Ravi Konu Hadis

TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR

Kütüb-ü Sitte eserindeki TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR fasılı ile ilgili konular ve hadisler

Konu :
Ravi :
Hadis :
"Onlar orada şöyle bağrışırlar: "Rabbimiz, bizi çıkar, yapmış olduğumuzdan bambaşka iyi amel (ve hareketler)de bulunacağız. Size, iyice düşünecek kimsenin düşünebileceği, öğüt kabul edilebileceği kadar ömür vermedik mi? Size (azab ile) korkutan da gelmişti. Şimdi tadın (o azabı)! Artık zalimler için hiçbir yardımcı yoktur" (Fatır,37) ayetinde geçen "korkutan da gelmişti" ibaresinde kastedilen şeyin Kur`an`la gelmiş olan Muhammed (sav) olduğunu söyledi."
Sıra :
 
Konu :
Ravi :
Hadis :
Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Her şeyin bir kalbi vardır. Kur`an`ın kalbi de Ya-Sin`dir. Kim bu sureyi okursa, Cenab-ı Hakk, bu okuması sebebiyle kendisine, Kur`an-ı Kerim`i -Ya-Sin hariç- on kere okumuş sevabını verir."
Sıra :
 
Konu :
Hadis :
Beni Seleme Medine`nin uzakça bir kenarında meskun idi. Mescid-i Nebevinin yakınlarına taşınmak istediler. Bunun üzerine şu mealdeki ayet indi: "Şüphesiz ölüleri dirilten, işlediklerini ve eserlerini yazan biziz. Herşeyi apaçık bir kitapta saymışızdır" (Ya-Sin, 11). Resulullah (sav): "Ayak izleriniz (sevap olarak) yazılıyor" dedi. Yerlerinde kaldılar.
Sıra :
 
Konu :
Ravi :
Hadis :
Antakya şehrinde firavunlardan bir firavun vardı. Allahu Teala Hazretleri ora halkına elçiler gönderdi. Bunlar üç kişiydiler. İkisi önce geldi, bunları yalanladılar. Allah bunları bir üçüncüyle takviye etti. Elçiler, onları hakka çağırıp, emredilen şeyleri açıklayıp, dinlerinin batıl olduğunu söyledikleri vakit; peygamberlere: "Biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık, vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşlarız. Bizden size muhakkak acıklı bir işkence de dokunur dediler. Peygamberler de: "Sizin uğursuzluğunuz (musibetleriniz)", dediler, "kendi beraberinizdedir. Size nasihat edilirse mi? Hayır, siz haddi aşıp taşanlar güruhusunuz." (Ya-Sin 18-19). (Rezin ilavesidir. Bu manada bir rivayet Taberi Tefsirinde gelmiştir (22, 101))
Sıra :
 
Konu :
Ravi :
Hadis :
"O şehrin en uç, (kenar)ından koşarak bir adam geldi: Ey kavmim, dedi, uyun o gönderilmiş olanlara; uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o kimselere. Onlar hidayete ermiş (zatlar)dır. Ben beni yaratana neden kulluk etmiyecekmişim? Siz (hepiniz) ancak ona döndürülüp götürüleceksiniz. Ben O`ndan başka tanrılar edinir miyim? Eğer O çok esirgeyici (Allah), bana bir zarar (yapmak) isterse onların (iddia ettiğiniz) şefaati bana hiçbir faide vermez. Onlar beni asla kurtaramazlar. Şüphesiz ben o takdirde mutlak apaçık bir sapıklık içindeyim (demek)dir. Gerçek, ben Rabbinize iman ettim. İşte bunu benden duyun. (Ona): Gir cennete, denildi. (O da): N`olurdu dedi, kavmim bilselerdi, Rabbimin beni bağışladığını, beni (cennetle ikram) edilenlerden kıldığını." Ya-Sin, 20-27) mealindeki ayetler hakkında şu açıklamada bulundu: "Bu zat hayatında da, ölümünde de kavmine nasihatta bulundu." (Rezin ilavesidir, kaynağı bulunamamıştır.)
Sıra :
 
Konu :
Ravi :
Hadis :
Ben Resulullah (sav) ile birlikte, mescidde idim, o sırada güneş batıyordu. Bana: "Ey Ebu Zerr, biliyor musun güneş nereye gidiyor?" diye sordu. "Allah ve Resulü, daha iyi bilir" dedim. "Arşın altında secde etmeye gidiyor. (Secde için önce) izin ister. Kendisine izin verilir. Secde ettiği halde kendisinden bunun kabul edilmeyeceği zaman yakındır. O zaman izin ister fakat verilmez, kendisine: Geldiğin yere dön ve battığın yerden doğ, denir, işte bunu şu ayet ifade etmektedir: "Güneş de (ilahi bir ayettir ki) müstekarrına (duracağı zamana) kadar cereyan etmektedir..." (Ya-Sin, 38). Resulullah (sav) ilave etti: "Bu (durma hadisesi) ne zamandır, bilir misin? Bu, kişiye imanının fayda vermeyeceği, artık inançsız hale geldiği zamandır."
Sıra :
 
Konu :
Hadis :
"(Nuh`un) zürriyetini (yeryüzünde) devamlı kalanların ta kendileri kıldık" (Saffat, 77) mealindeki ayetle ilgili şu açıklamayı rivayet etti: "Bunlar Ham, Sam ve Rum`un atası Yafes`dir."
Sıra :
 
Konu :
Hadis :
Hz. Peygamber (sav)`e şu ayetten sordum: "Onu (Yunus`u) yüz bin veya daha çok kişiye peygamber gönderdik" (Saffat, 147). Bana: "Onlar yirmi bin fazlaydılar" diye cevap verdi.
Sıra :
 
Konu :
Ravi :
Hadis :
"Biziz o saf saf dizilenler, mutlak biz" (Saffat, 165) mealindeki ayetle ilgili olarak demiştir ki: "Melaike, Rablerinin yanında, teşbih ederken saf saf olurlar." (Rezin ilavesidir. Bu manada bir rivayet Taberi Tefsiri`nde gelmiştir (23, 67). Müslim`in bir rivayeti de bu manayı te`yid eder (Mesacid 4, (522))
Sıra :
 
Konu :
Ravi :
Hadis :
Ebu Talib hastalanınca Kureyş de Resulullah (sav) da yanına geldiler. Ebu Talib`in yanında bir kişilik yer vardı. Ebu Cehil oraya Resulullah (sav)`ın oturmasını önlemek için hemen kalktı. Kureyşliler Resulullah (sav)`ı Ebu Talib`e şikayet ettiler. Ebu Talib: "Ey kardeşimin oğlu! Kavminden ne istiyorsun?" dedi. Resulullah (sav): "Kendilerinden bir kelime istiyorum. Eğer söylerlerse, bütün Araplar o kelime sayesinde kendilerine uyacak bütün Acem o kelime sayesinde cizye ödeyecek" dedi. Ebu Talib atılarak: "Yani tek bir kelime mi?" diye sordu. Resulullah (sav): "Evet amcacığım tek bir kelime! Lailahe İllallah (Allah`tan başka ilah yoktur!) diyecekler. "Tek Allah mı? Biz son dinde bunu işitmedik, bu bir uydurmadır!" dediler. Bunun üzerine şu ayetler indi: "Sad. O şanlı, şerefli Kur`an`a yemin ederim ki, (gerçek), inkar edenler(in iddia ettikleri gibi değildir). Bilakis (onların dışı boş) bir onur, (içi ise tam) bir tefrika içindedir. Biz kendilerinden evvel nice ümmetleri helak ettik. O zaman ne çığlıklar kopardılar. Halbuki (o vakit, azabtan kaçıp) kurtulma vakti değildi. O kafirler içlerinden (kendilerinin başına çökecek) tehlikeleri bildiren (bir peygamber) geldiğine şaştılar. "Bu, dediler, bir büyücü, bir yalancıdır. O bütün tanrıları bir tek Tanrı mı yapmış. Bu cidden acayip bir şey. Onların elebaşlarından bir güruh (birbirine): "Yürüyün, mabudlarınıza (ibadette) sebat edin. Şüphesiz ki, arzu edilecek olan budur" diyerek kalkıp gitmişti. Biz bunu diğer dinde işitmedik. Bu, uydurmadan başka bir şey değildir. O Kurban aranızdan ona mı indirilmiş? dedi." (Sad, 1-8).
Sıra :