Hadis | Kütüb-ü Sitte | Buhari | Hadis Sözlüğü

A B C D E F G H I İ K L M N R S Ş T U V Y Z

HADİSLERİNDE ARAMA YAP

Fasil Ravi Konu Hadis

İhya Hadis Arama Motoru

Aranan kelime : tefe'ül nedir

Sonuc : 139 adet arama sonucu bulunmuştur.

Hadis :
Hz.Peygamber (sav) buyurdular ki: "İki şey vardır gerekli kılıcıdır!" Bir zat: Ey Allah`ın Rasulü! Gerekli kılan bu iki şeyden maksad nedir? diye sordu: Hz. Peygamber (sav): "Kim Allah`a herhangi bir şeyi ortak kılmış olarak ölürse bu kimse ateşe girecektir. Kim de Allah`a hiçbir şeyi ortak kılmadan ölürse o da cennete girecektir" cevabını verdi"
Sıra :
 
Hadis :
Bir kadın, kendisine küpte yapılan şıra (nebiz) hakkında sordu. Kadına şu cevabı verdi: "Abdulkays kabilesinin heyeti Hz. Peygamber (sav)`e geldiği vakit: "Bu gelenler kimdir?" diye sordu. "Rebialılar" diye kendilerini tanıttılar. Hz. Peygamber (sav): "Merhaba, hoş geldiniz, inşaallah bu ziyaretten memnun kalır, pişman olmazsınız" buyurdu. Misafirler: "Biz uzak bir yerden geliyoruz. Sizinle bizim aramızda şu kafir Mudarlılar var. Bu sebeple, size ancak haram ayında uğrayabiliyoruz. Öyle ise, bize kesin, açık bir amel emret, onu geride bıraktıklarımıza da öğretelim. Ve bizi cennete götürsün" dediler. Hz. Peygamber (sav) de onlara dört emir ve dört yasakta bulundu: Önce tek olan Allah Teala`ya imanı emretti ve sordu: "İman nedir biliyor musunuz?" "Allah ve Resulü daha iyi bilir!" dediler. Açıkladı: Allah`tan başka ilah olmadığına, Muhammed`in Allah`ın kulu ve elçisi olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek. Ramazan orucu tutmak, harpte elde edilen ganimetten beşte birini ödemenizdir." Resulullah (sav) onlara şu kapları (şıra yapmada) kullanmalarını yasakladı: Hantem (topraktan mamul küp), dübba (su kabağından yapılmış testiler), nakir hurma kökünden ayrılan çanak, müzeffet - veya mukayyer - (içi ziftle - katranla - cilalanmış kap).
Sıra :
 
Hadis :
Babası tarikiyle dedesinden şunu rivayet ediyor: "Dedim ki: Ey Allah`ın Resulü, ben sana gelirken, seni ve dinini benimsemiyeceğim diye şunların (ellerinin parmaklarım göstererek) adedinden fazla yemin ettim. Meğerse, Allah ve Resulünün öğrettiği dışında hiçbir şey anlamayan bir kimseymişim. Şimdi Allah rızası için senden soruyorum. Allah seninle bizlere ne gönderdi?" Hz. Peygamber (sav): "İslam`ı" dedi. "Pekala, dedim, İslam`ın alametleri nedir?" Şu cevabı verdi: "Kendimi Allah`a teslim ettim, başka şeyleri terkettim" demen, namaz kılman, zekat vermendir. Her Müslüman bir başka Müslümana haramdır. İki Müslüman birbiriyle kardeştir ve birbirlerine yardımcıdırlar. Bir kimse Müslüman olduktan sonra müşrikleri terkedip, Müslümanlara karışmadıkça hiçbir ameli (Allah katında) makbul değildir."
Sıra :
 
Hadis :
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Zaman, döne döne Allah`ın arz ve semavatı yarattığı gündeki düzenini tekrar buldu. Sene on iki aydır. Bunlardan dördü haram aydır. Haram aylar da üç tanesi peş peşe gelir: "Zül-kade, Zü`l-hicce ve Muharrem. Bir de Cumadi ve Şaban ayları arasında yer alan Mudarlılar`ın Receb`i." Resulullah (sav) sordu: "Bu ay hangi aydır?" Biz: "Allah ve Resulü daha iyi bilir" dedik. Bir müddet sustu. Biz ayın ismini değiştirecek zannettik. Ancak şunu söylediler: "Bu Zi`l-hicce değil mi?" "Evet!" karşılığını verdik. Devam etti: "Peki burası neresidir?" Biz: "Allah ve Resulü daha iyi bilir" cevabını verdik. Yine sustu ve bu bölgenin ismini değiştirecek vehmine kapıldık. "Burası haram bölge değil mi?" dedi. "Evet" dedik. "İçinde bulunduğunuz gün nedir?" diye tekrar sordu, biz yine: "Allah ve Resulü daha iyi bilir" dedik. Tekrar sustu ve biz yine günün ismini değiştirecek zannına düşmüştük ki: "Kurban günü değil mi?" dedi. "Evet" cevabımız üzerine sözüne devam etti: "Bilin ki, kanlarınız, mallarınız ve ırzlarınız birbirinize kesinlikle haramdır, tıpkı bu yerde, bu ayda şu gününüzün haram olması gibi. Rabbinize kavuştuğunuz zaman sizi yaptıklarınızdan hesaba çekecek. Sakın benden sonra birbirinizin boyunlarını vuran kafirler olmayın. Bu söylediklerimi duyanlar, duymayanlara ulaştırsunlar. Bazan söz kendisine ulaştırılan kimse, ulaştırılan sözü bizzat dinleyenden daha iyi beller." Resulullah (sav) sonra şunu ekledi: "Tebliğ ettim mi, tebliğ ettim mi?" Üç defa tekrarladı. "Evet" cevabımız üzerine: "Ya Rabbi şahid ol!" dedi. Müslim`in rivayetinde şu ziyade var: "Sonra Hz. Peygamber (sav) beyazı galebe çalan alaca iki koyuna yöneldi ve onları kesti. Sonra da koyunun bir parçasını alıp aramızda taksim etti." Rezin, rivayetin arasına şunu ilave eder: "Üç şey vardır, bir mü`minin kalbi onlara karşı ebediyen ihanet etmez; ameli sırf Allah için yapmak, idareyi elinde tutana karşı hayırhah olmak, Müslümanların cemaatine katılmak, çünkü onların duaları cemaate dahil olanların hepsini içine alır." İbnu`l-Esir: "Bu ziyadeyi ana kitaplarda (Kütüb-i Sitte) görmedim" der.
Sıra :
 
Hadis :
Hz. Peygamber (sav) bol sütlü bir deve hakkında: "Bunu kim sağacak?" diye sordu. Bir adam ayağa kalkmıştı ki Hz. Peygamber (sav) "İsmin ne?" dedi. Adam: "Mürre (acı)!" deyince, ona; "Otur!" dedi. Hz. Peygamber (sav) tekrar "Bunu kim sağıverecek?" diye sordu. Bir başkası ayağa kalktı, ben sağacağım diyecekti. Hz. Peygamber (sav) ona da: "ismin nedir?" diye sordu. Adam: "Harb" diye cevap verdi. Ona da "Otur" dedi. Resulullah (sav): "Bu deveyi kim bize sağıverecek?" diye sormaya devam etti. Bir adam daha kalktı. Ona da ismini sordu. "Ya`iş (yaşıyor!)" cevabını alınca ona: "Sen sağ" diyerek müsaade etti."
Sıra :
 
Hadis :
(Amcası Üsame İbnu Ahdari`den rivayet ediyor:) Ahdari diyor ki: "İsmi Asram olan bir adam vardı. Resulullah (sav) ona: "İsmin nedir?" diye sordu. Adam "Asram" diye cevap verdi. Resulullah (sav): "Hayır sen Zür`a`sın" buyurdu.
Sıra :
 
Hadis :
el-Münzir İbnu Ebi Üseyd doğduğu zaman Resulullah (sav)`a getirilmişti. Çocuğu kucağına aldı ve: "İsmi nedir?" diye sordu, "İsmi falandır" diye ne konmuşsa söylendi. Resulullah (sav): "Hayır! Bunun ismi Münzir olacak" dedi ve o gün çocuğa Münzir ismini koydu.
Sıra :
 
Hadis :
Hz. Ömer bir adama: "İsmin nedir?" diye sordu. Adam "Cemre (kor)" dedi. "Kimin oğlusun?" diye tekrar sordu. Adam: "İbnu Şihab (alev) deyince "Kimlerden?" dedi. Adam: "Humkalardan." "Eviniz nerede?" diye sordu. "Harretu`n-Nar`da" cevabını alınca, "hangisinde?" dedi. "Zatı Leza`da" cevabını alınca; Hz. Ömer (ra) "Ailene yetiş, yanıyorlar!" dedi. Gerçekten durum aynen Hz. Ömer`in dediği gibiydi"
Sıra :
 
Ravi :
Hadis :
Hz. Peygamber (sav) şöyle emretti: "Ağaçların üzerinde o yılın meyve" leri (olgunlaşmaya) salih olduğu (kızarmak, sararmak suretiyle) zahir olana kadar, meyveleri satmayın. Yaş hurmayı kuru hurma karşılığında da satmayın." Yüce Abdullah İbnu Ömer, Zeyd İbnu Sabit`in şöyle dediğim rivayet etmiştir: Resulullah (sav) yaş hurmayı kurusu ile değiştirmeyi yasakladıktan sonra, ariyyenin (muayyen bir ağacın başındaki yaş hurmayı) yerdeki yaş veya kuru hurma ile tebdiline müsaade buyurdu. Bu çeşit bir değiş tokuşa başka alım-satımlarda müsaade buyurmadı." İbnu Ömer`e meyvenin salih olarak ortaya çıkması nedir? diye sorulunca şu cevabı verirdi: "Meyvenin afete uğrayarak zarar görme tehlikesini atlatmasidir."
Sıra :
 
Ravi :
Hadis :
Hz. Peygamber (sav) alacalanmazdan önce meyvenin satılmasını yasakladı. "Meyvenin alacalanması nedir?" diye sorulanca: "Kızarması, sararması ve yenir hale gelmesidir" diye açıkladı.
Sıra :
 

Hadis No ile Ara