Hadis | Kütüb-ü Sitte | Buhari | Hadis Sözlüğü

A B C D E F G H I İ K L M N R S Ş T U V Y Z

HADİSLERİNDE ARAMA YAP

Fasil Ravi Konu Hadis

KİTÂBÜ`T-TEVHÎD

Sahih Buhari eserindeki KİTÂBÜ`T-TEVHÎD fasılı ile ilgili konular ve hadisler

Konu :
Baslik :
İHLÂS-I ŞERÎF`İN FAZÎLETİ
Hadis :
Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem Ashab`dan bir zâtı bir müfrezeye kumandan yaparak gazaya göndermişti. Bu zât ma`iyyetindeki arkadaşlarına kıldırdığı namazlarda Kur`ân okur ve her zaman (ikinci rek`atlarda ... sûresi ile bitirirdi. Hey`et-i seferiye gazadan döndüklerinde kumandanın i`tiyâdını ma`iyyeti, efrâdı Resûlu`llah`a arzettiler. Resûl-i Ekrem de: Niçin böyle yaptığını kendisine sorunuz, buyurdu. Onlar da gidip sordular. Kumandan şöyle cevap verdi: - ... sûresi Rahmân`ın sıfatıdır (Allah`ın bütün esmâ` ve sıfâtı bu sûrededir). Onun için bu sûreyi okumağı severim. Bu cevâbı alıp Resûl-i Ekrem`e haber verince, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem: - Haydi kumandanınıza müjde veriniz ki, muhakkak Allah da onu sever, buyurmuştur.
Sıra :
 
Baslik :
ÂYETÜ`L-KÜRSÎ`NİN FAZÎLETİ
Hadis :
Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Hiç bir kimse (kendisi hakkında duyduğu ezâ (verici isnâd ve iftirâ) ya Allah`dan çok sabırlı değildir. Birtakım kâfirler ve müşrikler Allah`a oğul isnâd ederler de, sonra Allah yine onları ilel ve âfâttan masûn kılarak (türlü ni`metlerle) besler, yaşatır.
Sıra :
 
Baslik :
ALLÂHU TEÂLÂ`NIN RAZZÂK, ZÜ`L-KUVVET, METÎN İSİMLERİ
Hadis :
Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle du`â buyurdu: Allah`ım! Sen`in izzetine (kahir kudretine) sığınırım. Sen o kudret sâhibisin ki, Sen`den başka ibâdet olunacak ma`bûd yoktur, yalnız Sen varsın ve Sen ebedî hayat sâhibisin, halbuki Cin, İns (görülen, görülmiyen bütün mevcûdât) helâke mahkûmdur.
Sıra :
 
Ravi :
Baslik :
ALLÂHU TEÂLÂ`NIN RAHMETİNİN GAZABINA GÂLİP OLDUĞU
Hadis :
Rivâyete göre, Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Allahu Teâlâ mahlûkatı yarattı (ve onların mukadderâtını ta`yîn buyurduğu) zaman kendi ulûhiyetine âit olmak üzere de bir kitâbını yazdı. (Zâtına ait ahd ü mîsâkı hâvî olan) bu mektûbu da kendi arşına koydu (ki, mazmûn-i şerîfi:) Benim rahmetim gazâbıma galebe eder.
Sıra :
 
Ravi :
Baslik :
ALLÂHU TEÂLÂ`NIN KULLARININ NİYÂZINA SÜR`ATLE İCÂBETİ, EBÛ HÜREYRE RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis :
Rivâyete göre, Resûlu`llah Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Azîz ve Celîl olan Allah buyurur ki: Ben kulumun beni sanısı yanındayım (irâdem kulumun beni anlayışına göre, ta`allûk eder). Kulum beni andığı zaman muhakkak onunla berâber bulunurum. O beni gönlünde gizlice zikrederse, ben de onu bu sûretle anarım. Eğer o beni bir cemâ`at içinde zikrederse ben de onu cemâ`at efrâdından daha hayırlı bir cemiyet içinde yâd ederim. O kulum bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir arşın yaklaşırım. Kulum bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak varırım.
Sıra :
 
Ravi :
Baslik :
BİR HASENEYE YEDİ YÜZ MİSLİ MÜKÂFAT DAİR EBÛ HÜREYRE RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis :
Rivâyete göre, Resûlullah Salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Azîz ve Celîl olan Allah, (kullarının hasenât ve seyyiâtını yazmağa me`mûr olan meleklerine) her zaman şöyle emreder: Kulum fenâ bir iş yapmak istediğinde hemen bu irâdesini defterine kaydetmeyiniz; tâ ki, bu irâdesini tahakkuk ettirmedikçe. Eğer o fenâlığı yaparsa, o yaptığı fenâlığın bir mislini yazınız! Eğer benden çekinerek yapmaz bırakırsa, bu def`a onun hesâbına bir sevap yazınız! Bir de kulum bir iyilik yapmak isterse de (her hangi bir mâni` ile) yapamazsa ona da güzel niyetine mükâfât olarak bir sevap yazınız. Eğer yaparsa, yaptığı o işin mükâfâtını on mislinden yedi yüz katına kadar yazınız!.
Sıra :
 
Ravi :
Baslik :
ALLÂHU TEÂLÂ`NIN MAĞFİRETİNİN GENİŞLİĞİ`NE DAİR EBÛ HÜREYRE RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis :
Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğunu işittim, dediği rivâyet olunmuştur: Bir kula (bilmiyerek) bir günâh isâbet edip veyâ bir günâh işleyip de: - Yâ Rab! Ben (bilerek) bir günâh işledim, yâhut (bilmiyerek) ben bir günâhla musâb oldum, kusûrumu afv ü mağfiret eyle! Diye (günâhını i`tirâf ve) niyâz ederse, o kulun Rabbi: - Demek ki, kulum, (dilerse) günâhımı afvedecek, (dilerse) cezâlandıracak muhakkak bir Rabbi olduğunu bildi. Şu halde ben de kulumu mağfiret ettim, buyurur. Sonra bu kul Allah`ın dilediği kadar bir zaman (günâhsız) yaşar. Sonra bir günâh daha isâbet edip veyâ bir günâh işleyip de: - Yâ Rabbî! Ben (bilerek) bir günâh işledim, yâhut (bilmiyerek) bir günâhla musâb oldum. Kusûrumu afv ü mağfiret eyle, diye niyâz ederse, o kulun Rabbi: - Demek ki, kulum, günâhını affedecek veyâ cezâlandıracak bir Rabbi bulunduğunu gereği gibi bildi, şu halde ben de bu kulumu mağfiret ettim, buyurur. Sonra bu kul Allah`ın dilediği kadar bir zaman günâhsız yaşar. Sonra bir günâh isâbet edip veyâ bir günâh işleyip de: - Yâ Rab! Ben bir günâh işledim veyâ bir günâhla musâb oldum, kusûrumu afv ü mağfiret eyle, diye Allah`a yalvarırsa, o kulun Rabbi: - Demek ki, kulum, günâhımı affedecek veyâ cezâlandıracak bir Rabbi olduğunu bildi, ben de üç def`a kendisini afv ü mağfiret ettim. Artık (günâh işlediğinde tevbe etmesini bilen) bu kulum dilediği işi işlesin, buyurur.
Sıra :
 
Baslik :
HARDAL DÂNESİ KADAR ÎMÂNI OLAN CENNET`E GİRECEK DAİR ENES İBN-İ MÂLİK RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis :
Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğunu işittim, dediği rivâyet olunmuştur: Kıyâmet günü hulûl ettiğinde (Umûmî sûrette) ben şefâ`at ederim. Bunun üzerine ben: Yâ Rabbî! Gönlünde hardal dânesi kadar îmânı olanları Cennet`e koy, diye niyâz ederim, bunlar Cennet`e girerler. Sonra ben: Yâ Rabbî! Hardal dânesinden az îmânı olanları da koy, diye şefâ`at ederim. Enes İbn-i Mâlik der ki: (Az bir îmânı) dediği sırada ben Resûlu`llah`ın parmaklarına bakar gibi idim. O parmaklarını biribirine zam ederek işâret ediyordu.
Sıra :
 
Baslik :
ŞEFÂAT-İ KÜBRÂ HAKKINDA ENES İBN-İ MÂLİK RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis :
Ma`bed İbn-i Hilâl ma`rifetiyle şefâ`at hadîsi rivâyet olundu, Ebû Hüreyre`den uzun bir metin ile rivâyet olunan şefâ`at hadîsi yukarıda geçti. Buradaki rivâyetin sonuna Enes İbn-i Mâlik şu ma`lûmâtı ziyâde etmiştir. Mahşer halkı `Îsâ`ya gelirler (şefâ`at dilerler). Hazret-i `Îsâ da onlara: - İstediğiniz umûmî şefâ`atci ben değilim. Lâkin siz, Muhammed Salla`llahu aleyhi ve sellem`e gidip mürâcaat ediniz, diyecek. Bunun üzerine ehl-i mahşer bana gelecekler. Ben de onlara: - Umum beşeriyete şefâ`at bana ihsân olunmuştur. Rabbimden müsâ`ade istiyeyim, diyeceğim. Rabbimden istediğim de müsâ`ade olunacak, ve bana Allahu Teâlâ`ya arz-ı Mahmedet için şimdi hâfızamda bulunmıyan birtakım hamd ü senâlar ilhâm olunacak. Bu mehâmid-i seniyye ile Allahu Teâlâ`ya hamdü senâ edip Cenâb-ı Hakk`a secdeye kapanacağım. Sonra bana Allahu Teâlâ: - Yâ Muhammed! Başını secdeden kaldır, hem (ne istersen) söyle, sözün dinlenecek, (ne dilersen) iste verilecektir, şefâ`at et, şefâ`atin de kabûl olunacaktır, buyuracak ben de artık: - Yâ Rab! Ümmetimi ümmetimi, diye niyâz edeceğim. Bunun üzerine bana: - Haydi git, gönlünde arpa dânesi kadar îmânı olan müslümanları Cehennem`den çıkar, denilecek. Resûl-i Ekrem der ki: Ben de gidip vazîfemi îfâ edeceğim. Sonra dönüp geleceğim. Bunun üzerine Cenâb-ı Hakk`a o birtakım hamdü senâlarla hamd edip sonra Cenâb-ı Hakk`a secdeye kapanacağım. Bunun üzerine bana taraf-ı ilâhîden: - Yâ Muhammed! Başını secdeden kaldır, ve (ne dilersen) söyle, sözün dinlenecek, ve iste; istediğin verilecektir. Şefâ`at de et, şefâ`atin kabûl olunacaktır, buyurulacak. Ben de hemen: - Yâ Rab! Ümmetimi ümmetimi, diye niyâz edeceğim. Bunun üzerine bana: - Haydi git, gönlünde zerre veyâ hardal dânesi kadar îmânı olan müslümanları Cehennem`den çıkar, denilecek. Ben de gidip onları çıkaracağım. Sonra dönüp geleceğim. Bu def`a da Cenâb-ı Hakk`a evvelki hamd ü senâlarla hamd edip sonra Cenâb-ı Hakk`a secdeye kapanacağım. Bunun üzerine taraf-ı ilâhîden bana: - Yâ Muhammed! Başını kaldır ve ne dilersen söyle, sözün dilenecek, ve iste, dileğin verilecek, şefâ`at de et, şefâ`atin kabûl olunacaktır, buyurulacak. Ben de: - Yâ Rab! Ümmetimi ümmetimi, diye niyâz edeceğim. Bunun üzerine bana: - Haydi git, hardal dânesine yakın mikdarda, azın azı îmânı olan kimseleri Cehennem`den çıkar, denilir. Ben de gidip onları çıkarırım.
Sıra :
 
Baslik :
TESBÎH VE TAHMÎD HAKKINDA ENES İBN-İ MÂLİK VE EBÛ HÜREYRE RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ
Hadis :
Gelen bir rivâyet tarîkında deniliyor ki: Ben dördüncü def`a dönüp geleceğim. Ve Allahu Teâlâ`ya o mehâmid-i mübâreke ile hamd ü senâ edip sonra secdeye kapanacağım. Bunun üzerine bana: - Yâ Muhammed! Başını kaldır ve söyle; sözün dinlenecek, iste, dileğin verilecek. Şefâ`at et, şefâ`atin de kabûl olunacaktır, denilecek. Ben de: - Yâ Rab! Bana müsâ`ade buyur da Lâ ilâhe illa`llah, diyen bütün ehl-i tevhîd hakkında şefâat edeyim, diye niyâz edeceğim. Bunun üzerine Cenâb-ı Hak: - İzzetim ve celâlim, kibriyâ ve azametim hakkı için Lâ ilâhe illa`llah, diyen ehl-i tevhîd`in hepsini muhakkak sûrette Cehennem`den çıkaracağım, buyuracaktır.
Sıra :