Hadis | Kütüb-ü Sitte | Buhari | Hadis Sözlüğü

A B C D E F G H I İ K L M N R S Ş T U V Y Z

HADİSLERİNDE ARAMA YAP

Fasil Ravi Konu Hadis

KAZA (DAVA) VE HÜKÜM BÖLÜMÜ

Kütüb-ü Sitte eserindeki KAZA (DAVA) VE HÜKÜM BÖLÜMÜ fasılı ile ilgili konular ve hadisler

Ravi :
Hadis :
Resulullah (sav) beni Yemen`e kadı olarak gönderdi. O sıralarda henüz yaşım küçüktü, kazayı (hüküm vermeyi) bilmiyordum (Beni takviye için): "(Sen tereddüt etme, git! Bu vazife için) Allah kalbine hidayet koyacak ve delili de sabit kılacak. Yanına iki hasım geldiği vakit, birinciyi dinlediğin gibi, diğerini de dinlemeden sakın hüküm verme. Böyle yapman (daha isabetli) karar vermen için gereklidir!" buyurdular. Hz. Ali devamla der ki: "Ondan sonra hep kadılık yaptım. Henüz, bir kerecik olsun hükümde tereddüde düşmedim."
Sıra :
 
Hadis :
Resulullah (sav), iki hasmın da kadı`nın önüne oturmasına hükmetmiştir.
Sıra :
 
Ravi :
Hadis :
Anlattığına göre, Sicistan`da kadılık yapan oğlu Abdullah`a şöyle yazmıştır: "İki kişi arasında, öfkeli olduğun zaman hüküm verme. Zira, ben Resulullah (sav)`tn şöyle söylediğini işittim: "Kimse, öfkeli iken iki kişi arasında hüküm vermesin."
Sıra :
 
Hadis :
Resulullah (sav) iki kişi arasında bir hükümde bulunmuştu. Hasımlar ayrıldıkları vakit, aleyhine hükmedilen kimse: "Hasbiyallahu ve ni`mel-vekil (Allah bana yeterlidir, O ne iyi vekildir)!" dedi. (Bu sözü işiten) Aleyhissalatu vesselam: "Allah Teala Hazretleri aczi levmediyor (kötülüyor). Fakat sana akıllılık düşer. Ama bir şey sana galebe çalacak olursa o zaman "hasbiyallahu ve ni`mel-vekil" de!" buyurdular.
Sıra :
 
Ravi :
Hadis :
Hz. Ömer, Hz. Ali ve diğer bir kısım Ashab (ra) demişlerdir ki: "Kadı ve hakim mescidde hüküm verebilir. Şayet bir haddle ilgili hüküm vermişlerse, bunun icrası mescidin dışında yapılır."
Sıra :
 
Ravi :
Hadis :
Haris İbnu Amr İbni Ahi`l-Muğire İbni Şu`be, Muaz (ra)`dan naklen anlatıyor: "Resulullah (sav) Muaz`ı Yemen`e gönderdiği zaman kendisine sorar: "Sana bir dava geldiği vakit nasıl hükmedeceksin?" "Allah`ın kitabıyla hükmedeceğim" der Muaz. "(Meseleyi Kitabullah`ta) bulamazsan?" "Resulullah`ın sünnetiyle hükmedeceğim!" "Ne Kitabullah`ta ve ne de Resulullah`ın sünnetinde bulamazsan?" "Kendi re`yimle ictihad edeceğim, (hüküm vermekten) geri durmayacağım." Hz. Muaz der ki: "Bu cevabım üzerine Resulullah (sav) (memnun kaldı), göğsüme eliyle vurup: "Allah`ın elçisinin elçisini, Allah`ın elçisini memnun edecek usulde muvaffak kılan Allah`a hamdolsun!" buyurdular."
Sıra :
 
Ravi :
Hadis :
Resulullah (sav), odasının kapısında bir münakaşa işitmişti. Yanlarına çıkıp: "Ben bir beşerim. Bana ihtilaflılar gelir. Bunlardan biri, diğerine nazaran daha belagatlı (ikna edici) olur. Ben de onun doğru söylediğini zanneder, lehine hükmederim. Ancak kime bir Müslümanın hakkını vermiş isem, bunun ateşten bir parça olduğunu bilsin. O ateşi ister yüklensin, ister terketsin (kendisi bilir)" buyurdular.
Sıra :
 
Ravi :
Hadis :
Sahiheyn`in bir rivayetinde hadis şöyledir: "Ben de sizin gibi bir insanım. Siz davalarınızın halli için bana geliyorsunuz. Bazınızın hüccet yönüyle, diğer bazısından daha ikna edici olması, böylece benim, işittiğime dayanarak onun lehine hükmetmem mümkündür. Kimin lehine, kardeşinin hakkından bir şey hükmetmişsem (bilsin ki), onun için cehennemden bir ateş parçası kesmiş oluyorum."
Sıra :
 
Hadis :
Anlattığına göre, Humus`tan bir köleyi Abdullah`tan yirmi bin (dirhem)e satın almış ve Abdullah kölenin bedelini almak üzere kenisine bir adam göndermiştir. Adam gelince: Eş`as: "Ben onu on bine satın aldım" dedi. Abdullah da: "Öyleyse seninle benim arama (hakem olacak) bir kimse tayin et!" dedi. Eş`as: "Benimle kendi aranda sen hakem ol!" dedi. Bunun üzerine Abdullah: Ben Resulullah (sav)`ın: "Alış-veriş yapan iki kişi ihtilafa düşerlerse ve aralarında da delil yoksa, mal sahibinin söylediği esas alınır veya (alış-verişi) terkederler" dediğini işittim" dedi. [Nesai`de sadece müsned (Resulullah`a ait) kısım kaydedilmiştir.]
Sıra :
 
Hadis :
Resulullah (sav) bana dedi ki: "Beyyine davacı üzerine, yemin de davalı uzerine düşer."
Sıra :