| |
| Fasil |
: |
KUR`ÂN-I KERÎMİN TEFSÎRİ BAHSİ |
| Konu |
: |
Fâtihanın fazîleti;Seb`ul-Mesânî |
| Ravi |
: |
Ebû Saîd-i Hudrî |
| Baslik |
: |
FÂTİHA-İ ŞERÎFE`NİN TEFSÎRİ |
| Hadis |
: |
Rivâyete göre şöyle demiştir: Ben bir kere mescidde namaz kılarken Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem beni çağırmıştı. Ben de icâbet edememiştim. (Namzadan sonra vardığımda): Yâ Resûla`llah namaz kılıyordum (geç icâbet ettim) diye i`tizâr ettim. Bunun üzerine Resûlullah: Allah (Kur`ân`da): "Ey mü`minler sizi, Resûlullah kendinize hayat verecek şeylere da`vet ettiği zaman Allah`a ve Resûlüne icâbet ediniz!" buyurmadımı? dedi. Sonra Resûlullah bana: - Ey Saîd, sen bu mescidden çıkmazdan önce sana muhakkak bir sûre öğreteceğim ki o, Kur`an`daki sûrelerin (sevâb cihetiyle) en büyüğüdür, buyurdu. Sonra elimi tuttu. Mescidden çıkmak istediği sıra ben: - Yâ Resûla`llah! Sana bir sûre öğreteceğim ki o, Kur`an`daki sûrelerin en büyüğüdür, demedin mi? dedim. Resûlullah: - O sûre ... dir ki (namazlarda) terâr olunan yedi âyet ve (bana ihsân olunan) Kur`an`dır buyurdu. |
| HadisNo |
: |
1672 |
|
| |
| Fasil |
: |
KUR`ÂN-I KERÎMİN TEFSÎRİ BAHSİ |
| Konu |
: |
Bakara Sûresi âyetlerinin tefsîri;Şirk |
| Ravi |
: |
Abdullâh b. Mes`ûd |
| Baslik |
: |
BAKARE SÛRESİ ÂYETLERİ |
| Hadis |
: |
Rivâyete göre şöyle demiştir: Bir kere Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`e: Yâ Resûla`llah! Allah indinde hangi günah en büyüktür? diye sordum. Resûlullah: Allah seni yarattığı halde Allah`a benzer bir eş uydurmandır, buyurdu. Ben: Hakîkaten bu, büyük (günah)dır, dedim. Sonra hangi (günah büyüktür)? diye sordum. Resûlullah: Seninle berâber yemek yemesinden korkarak çocuğunu öldürmendir, buyurdu. Bundan sonra hangisi (büyüktür?) dedim. Resûlullah Komşunun haliylesiyle zinâlaşmandır buyurdu. |
| HadisNo |
: |
1673 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
KUR`ÂN-I KERÎMİN TEFSÎRİ BAHSİ |
| Konu |
: |
Bakara Sûresi âyetlerinin tefsîri;Benî İsrâîl`e veriler nimetler |
| Ravi |
: |
Ebû Hüreyre |
| Baslik |
: |
BENÎ İSRÂÎL`İN FESÂDI BENÎ İSRÂÎL`İN BİR KÜSTAHLIĞI |
| Hadis |
: |
Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur: (Allah tarafından) Benî İsrâîl`e: [Beyt-i Makdis`in kapısından eğilerek (tevâzu`la) giriniz ve: "Hıtta = Yâ Rab Dileğimiz, günahımızı affetmendir" deyiniz.] denildi ve onlar (tersine) kıçları üzere imekliyerek girdiler. Ve (emrolundukları kelimeyi) değiştirip hıtta yerine (istihfâf için) ... (mühmel kelimesin)i söylediler. |
| HadisNo |
: |
1675 |
|
| |
|
| |
| Fasil |
: |
KUR`ÂN-I KERÎMİN TEFSÎRİ BAHSİ |
| Konu |
: |
Allâh`a oğul isnadı;Allâh`ı inkâr;Bakara Sûresi âyetlerinin tefsîri |
| Ravi |
: |
Abdullâh b. Abbâs |
| Baslik |
: |
ALLÂHU TEÂLÂ`YI TENZÎH |
| Hadis |
: |
Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Azîz ve Celîl olan Allahu Teâlâ buyurur ki: (Bâzı) Âdem-oğlu beni yalanlar. Halbuki beni tekzîb etmek ona yakışmazdı. Bâzısı da sebbeder (ülûhiyet sıfatımı tenkîs eder) halbuki bana sebbetmek ona yakışmazdı. Âdem-oğlunun beni tekzîbine gelince: O, (öldükten sonra) benim onu eskisi gibi iâde edip yaratmağa gücüm yetmez sanır. Bana sebbetmesi husûsu da "Benim oğlum var!" demesidir. Halbuki ben zevce veya veled edinmekten uzak bulunuyorum. |
| HadisNo |
: |
1677 |
|
| |
| Fasil |
: |
KUR`ÂN-I KERÎMİN TEFSÎRİ BAHSİ |
| Konu |
: |
Bakara Sûresi âyetlerinin tefsîri;Hz. Ömer`in ilâhî hükümlere uygun görüşleri;Makâm-ı İbrâhim |
| Ravi |
: |
Enes b. Mâlik |
| Baslik |
: |
HAZRETİ ÖMER`İN ÜÇ DİLEĞİNİN |
| Hadis |
: |
Ömer radiya`llahu anh`in şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Üç şey (hakkındaki dileğim), Allah(ın vahyin)e tesâdüf etti. Yâhud Rabbim (in vahyi) ben (im dileğim) e muvâfık oldu: 1) Yâ Resûla`llah Makam-ı İbrâhim`i namazgâh ittihâz etseniz, dedim. (Bunun üzerine: ... âyeti nâzil oldu) 2) Yine ben: Yâ Resûla`llah huzûrunuza (maslahat îcâbı) sâlih, fâsik kimseler giriyor. (Kadınlarla görüşüyorlar). Ümmehât-ı Mü`minîn`e (= mü`minlerin anaları olan kadınlarınıza) örtünmelerini emretseniz, dedim. Bunun üzerine de Allah hicâb âyetini gönderdi. 3) Ömer der ki: Bir kere Resûlullah`ın (kıskançlık gösteren) bâzı kadınlarına darıldığını duymuştum. Bunun üzerine onların yanına giderek: Kadınlar! Ya (bu hıçınlığa) nihâyet verirsiniz, yâhud iyi biliniz ki Allah, sizin yerinize Peygamber`ine sizden daha hayırlı kadınlar verir, dedim. Nihâyet Peygamber`in kadınlarından birisinin (Ümm-i Seleme`nin) yanına varmıştım. Kadın bana: Ey Ömer! Resûlullah kadınlarına öğüt veremez mi ki, sen onlara va`zetmeğe kalkışıyorsun? Öğüt vermeğe ne selâhiyetin var ki, burada bize akıl hocalığı ediyorsun? demişti. Bunun üzerine de Azîz ve Celîl olan Allah: (Ey kadınlar! Şâyet sizi Peygamber boşarsa onun Rabb`i gerektir ki Peygamber`ine sizlerden daha hayırlı öyle zevceler verir ki, onlar müsilm mü`min, itâatli, tevbekâr, ibâdetli, oruçlu, dul, bâkir kadınlardır) meâlindeki âyet-i kerîmeyi gönderdi. |
| HadisNo |
: |
1678 |
|
| |
| Fasil |
: |
KUR`ÂN-I KERÎMİN TEFSÎRİ BAHSİ |
| Konu |
: |
Bakara Sûresi âyetlerinin tefsîri;Tevrat tefsîri |
| Ravi |
: |
Ebû Hüreyre |
| Baslik |
: |
TEVRÂT METNİNİN İBRÂNÎ DİLİYLE YAZILMIŞ OLMASI VE YEHÛDÎLER`İN ARABCA TEFSÎRLERİ |
| Hadis |
: |
Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Ehl-i Kitâb (olan yehûdîler) Tevrât`ı İbrânîce (metni) ile okurlar, Arab diliyle de müslümanlara tefsîr ederlerdi. Bu hususta Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem Ashâbına siz Ehl-i Kitâb (ın sözlerin)i tasdîk, ne de tekzîb ediniz. Ancak: (Biz Allah`a ve bize indirilen Kur`ân`a îmân ettik...) deyiniz, buyurmuştur. |
| HadisNo |
: |
1679 |
|
| |
| Fasil |
: |
KUR`ÂN-I KERÎMİN TEFSÎRİ BAHSİ |
| Konu |
: |
Bakara Sûresi âyetlerinin tefsîri;Nûh (A.S.);Sahâbenin fazîleti |
| Ravi |
: |
Ebû Saîd-i Hudrî |
| Baslik |
: |
MUHAMMED ÜMMETİNİN HAZRET-İ NÛH`A ŞAHÂDETİ |
| Hadis |
: |
Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurdu rivâyet olunmuştur: Kıyâmet gününde (Allah cânibinden) Nûh (aleyhi`s-selâm) çağırılacak. Nûh: Yâ Rab davetine icâbet ettim, dîvânına geldim, fermânına âmâdeyim diyecek. Allahu Teâlâ: (Emirlerimi ümmetime) teblîğ ettin mi? diye soracak. Nûh da: Evet ettim, diyecek. Bunun üzerine Allahu Teâlâ Nûh`un ümmetine Nûh size teblîğ etti mi? diye soracak. Nûh`un ümmeti de: Bizi öyle âhiret azâbından korkutan bir peygamber gelmedi, diyecekler. Bunun üzerine Cenâb-ı Hak Nûh`a: Ey Nûh! Teblîğ ettiğine kim şahâdet eder? diye soracak. O da: Muhammed ümmeti, diye cevâb verecek. Sonra Muhammed`le ümmeti Nûh`un, ümmetine Allah`ın ahkâmını teblîğ ettiğine şahâdet edecekler. Peygamberiniz de sizin üzerinize bir şâhid olacaktır. (Resûl-i Ekrem buyurur ki:) İşte şu beyanım, ... kavl-i şerîfinin mazmûnudur. |
| HadisNo |
: |
1680 |
|
| |
| Fasil |
: |
KUR`ÂN-I KERÎMİN TEFSÎRİ BAHSİ |
| Konu |
: |
Bakara Sûresi âyetlerinin tefsîri;Vakfe |
| Ravi |
: |
Ümmü`l-mü`minîn Âişe |
| Baslik |
: |
HUMS ÂDETİ VE MÜZDELİFE VAKFESİ |
| Hadis |
: |
Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Kureyş ile Kureyş dîninde olan (Benî Amr, Sakîf, Huzâa) müşrikleri (câhiliyet devrinde) Müzdelife`de vakfe ederlerdi. Ve bunlara Hums (dinî hamâset) denilirdi. Bunlardan olmıyan Arab hacıları ise Arafat`ta vakfe ederlerdi. İslâm devri hulûl edince Allahu Teâlâ, Peygamber`i salla`llahu aleyhi ve sellem`e Arafat`a gitmesini ve orada vakfe edip sonra oradan dönmesini emretti. |
| HadisNo |
: |
1681 |
|