Hadis | Kütüb-ü Sitte | Buhari | Hadis Sözlüğü

A B C D E F G H I İ K L M N R S Ş T U V Y Z

HADİSLERİNDE ARAMA YAP

Fasil Ravi Konu Hadis

İSRÂ` VE Mİ`RÂC HADÎSİ

Sahih Buhari eserindeki İSRÂ` VE Mİ`RÂC HADÎSİ fasılı ile ilgili konular ve hadisler

Baslik :
MÜŞRİKLERİN İSRÂ`YI İNKÂR ETTİKLERİ MÜŞRİKLERİN SUALLERİNE PEYGAMBERİMİZİN CEVÂBI
Hadis :
Rivâyete göre Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğunu işitmiştir: (Mescid-i Aksâ`ya sefer ettiğimi söylediğimde) Kureyş beni yalanlayınca (Mescid-i Harâm`a gidip) Hicir`de ayakta durdum. Müteâkıben Allah bana, Beyt-i Makdis`i ile gözümün arasındaki mesâfeyi kaldırdı da (denemek için ne sordularsa) Mescid-i Aksâ`ya bakarak onun nişânelerinden Kureyş`e haber vermeğe başladım.
Sıra :
 
Baslik :
İSRÂ` VE Mİ`RÂC HAKKINDA MÂLİK İBN-İ SA`SAA HADÎSİ
Hadis :
Rivâyete göre Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem İsrâ ve seyâhat ettirildiği gece (nin esrârın) dan Ashâbına haber verip buyurmuştur ki: Bir kere ben Hatîm`de yatmış (uyurla uyanık arası) bulunuyordum. -Birçok rivâyet tariklerinde râvî Katâde Hatîm yerinde Hicir rivâyet etmiştir-. Bu sırada bana gelen Cibrîl geldi de (göğsümü) yardı. -Râvî Katâde Enes İbn-i Mâlik`in: "Şuradan şuraya kadar yardı" dediğini işittim, demiştir ki, râvî bu işâret olunan mahallin boğaz çukurundan kıl bittiği yere kadar yâni ön mahalli olduğunu bildirmiştir- ve kalbimi çıkardı. Sonra içi îmân (ve hikmet) dolu bir tas getirildi. Kalbim de (Zemzem suyu ile) yıkandıktan sonra için îmân (ve hikmet) dolduruldu. Sonra eski hâline iâde olundu. Daha sonra katırdan küçük ve merkepten büyük beyaz bir binit getirildi. -Râvî (Enes İbn-i Mâlik): "Bunun adı Burak`tır ki o, adımını gözünün irişebildiği yerin müntehâsına atardı" demişti:- Ben bunu üzerine bindirildim. Cibrîl de benimle yollandı, bana refâkat etti. (Sonra ben Cibrîl ile berâber Beyt-i Makdis`e vardım. Namaz kıldım. Bütün peygamberler de benimle kıldılar. Sonra âlî makamlara çıkılacak bir Mi`rac, bir merdiven kuruldu Buna Cibrîl ile bindirildim ve onunla berâber yükseldim) Nihâyet dünyâ semâsına vardı. Cibrîl gök kapısını çaldı. (Hâzin, bekçi melek tarafından): - Kim o? denildi. Cibrîl: - Cibrîl`im! dedi. (Hâzin tarafından): - Yanındaki kimdir? diye soruldu. Cibrîl: - Muhammed! diye cevap verdi. (Hâzin tarafından): - Yâ (göğe çıkmak için) ona (vahiy ve Mi`râc da`veti) gönderildi mi? diye soruldu. Cibrîl: - Evet gönderildi! diye tasdîk etti. (Hâzin tarafından): - Merhabâ gelen zâta! Bu gelen kişi ne güzel yolcu? denildi. Ve hemen gök kapısı açıldı. Ben birinci semâya varınca orada Âdem (peygamber)le karşılaştım. Cibrîl bana: - Bu senin baban Âdem`dir; ona selâm ver! dedi. Ben de selâm verdim. Âdem selâmıma mukabele etti. Sonra: - Merhabâ hayırlı, iyi oğlum, sâlih peygamber! dedi. Sonra Cibrîl benimle yukarı yükseldi. Tâ ikinci semâya geldi. Bunun da kapısını çaldı: - Kim o? denildi. Cibrîl: - Cibrîl`im! dedi. - Yanındaki kimdir? denildi. Cibrîl: - Muhammed! diye cevap verdi. - Ya! Ona vahiy ve Mi`râc gönderildi mi? denildi. Cibrîl: - Evet gönderildi! dedi. - Merhabâ gelen zâta! Bu gelen kişi ne güzel yolcu, denildi. Ve hemen gök kapısı açıldı. Ben ikinci semâya varınca orada Yahyâ ve Îsâ (peygamberler) ile karşılaştım. Yahyâ ile Îsâ teyze oğullarıdır. Cibrîl bana: - Bu gördüklerin Yahyâ ve Îsâ`dır; bunlara selâm ver! dedi. Ben de onlara selâm verdim. Onlar da selâmıma mukabele ettiler. Sonra: - Merhabâ hayırlı kardeş, sâlih peygamber! dediler. Sonra Cibrîl benimle üçüncü semâya yükseldi. Bunun da kapısın çaldı. - Kim o! denildi. Cibrîl: - Cibrîl`im! dedi. - Yanındaki kimdir? denildi. Cibrîl: - Muhammed! dedi. - Ya ona vahiy ve Mi`râc gönderildi mi? denildi. Cibrîl: - Evet gönderildi! dedi. Hâzin tarafından: - Merhabâ gelen zâta! Bu gelen kişi ne güzel yolcu, denildi. Ve hemen gök kapısı açıldı. Ben üçüncü semâya vardığımda Yûsuf (peygamber) ile karşılaştım. Cibrîl: - Bu gördüğün Yûsuf`tur; ona selâm ver! dedi. Ben de Yûsuf`a selâm verdim. O da mukabele etti. Sonra: Merhabâ hayırlı kardeş, sâlih peygamber! dedi. Sonra Cibrîl benimle yükseldi. Tâ dördüncü semâya vardı. Bunun da kapısını çaldı.
Sıra :
 
Baslik :
İSRÂ` VE Mİ`RÂC`IN UYKUDA GÖRÜLEN BİR DÜŞ OLMAYIP GÖZLE GÖRÜLEN BİR VÂKIA OLDUĞUNA DÂİR İBN-İ ABBÂS HADÎSİ
Hadis :
Rivâyete göre Allahu Teâlâ`nın: "Habîbim! Bizim sana (İsrâ` gecesi) göstermiş olduğumuz rü`yâyı (âyetleri) nâs için bir fitne, bir belâ olmaktan başka bir şey kılmadık" kavlindeki (rü`yâ) hakkında İbn-i Abbâs: "O rü`yâ, gözün gördüğü âyetlerdir ki, Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`e Beyt-i Makdis`e sefer ettirildiği gece gösterildi" demiştir. İbn-i Abbâs (âyetin bakıyesindeki): "Kur`ân`da lâ`net edilmiş olan şecere" de zakkum ağacıdır, demiştir.
Sıra :
 
Baslik :
PEYGAMBERİMİZİN HAZRET-İ ÂİŞE İLE NİŞANLANMASI
Hadis :
Rivâyete göre şöyle demiştir: Ben altı yaşında bir kız iken Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem beni akd ve nikâh eylemişti. (Üç sene sonra) biz Medîne`ye hicret ettik. Hâris İbn-i Hazrec oğullarının menziline indik. Müteâkıben ben, sıtmaya tutuldum. Bu cihetle saçım döküldü. (Hastalıktan kurtulduktan sonra) saçım gürleşti, uzayıp omuzlarıma döküldü. Bir kere ben, arkadaşlarımla berâber salıncakta oynarken annem Ümmü Rumân bana doğru geldi ve beni çağırdı. Ben de annemin yanına geldim. Beni ne edeceğini bilmiyordum. Annem elimi tuttu. Tâ evin kapısı önün (e geldiğimizde ora) da beni durdurdu. Ben de yorgunluktan kaba kaba soluyordum. Nihâyet soluğum biraz yatıştı. Sonra annem biraz su aldı. Onunla yüzümü, başımı sıvazladı. Sonra beni eve koydu. Evde Ensâr`dan birtakım kadınlar hazır bulunyordu. Bunlar bana: - Hayır ve bereket üzere geldin, hayırlı kısmet getirdin! di(ye alkışla) dılar. Annem beni bu kadınlara teslîm etti. Bunlar da benim kılığımı, kıyâfetimi düzlediler ve Resûlullah`a teslîm ettiler. Beni hiçbir şey sıkmadı. Ancak Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`i habersiz görünce sıkıldım. (Resûlullah bir sedir üzerine oturmuştu. Yanında Ensâr erkeklerinden, kadınlarından oturanlar vardı. Beni Resûlullah yanına oturttu). Ensâr kadınları beni Resûlullah`a takdîm ettiklerinde ben dokuz yaşında bir kızdım.
Sıra :
 
Baslik :
PEYGAMBERİMİZİN HAZRET-İ ÂİŞE İLE NİŞANLANMASI
Hadis :
Rivâyete göre Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem Hazret-i Âişe`ye şöyle demiştir: - Ey Âişe sen iki kere rü`yâmda bana gösterildin. Öyle sanıyorum ki ben, bir ipekli kumaş parçasında senin sûretini görmüştüm de (Cibrîl tarafından): Bu resmin sâhibi senin müstakbel zevcendir! denilmişti. -Şimdi ben (yüzünden) anlıyorum ki, o sûret sen idin- Cibrîl`in o sözü üzerine ben: Eğer şu rü`yân Allah tarafından gösterilmiş ise Allah`ın takdîri infâz buyurulur, diyordum.
Sıra :